Otomobilin tekerlek yuvasını çevreleyen ve motor bölmesi ile alt şasiyi dış etkenlerden koruyan çamurluk davlumbazları, Opel şasilerinde sıradan bir plastik parça gibi görünse de aslında aracın aero-dinamik ve koruma dengesini sağlayan kritik bir mühendislik bileşenidir. Yol üzerindeki su, çamur, taş parçaları ve kış aylarında tekerleklere yapışan sert buz kütlelerinin doğrudan motorun yan çeperlerine, elektrik tesisatına veya far grubunun arkasına çarpmasını engelleyen bu parça, sürekli mekanik stres ve yüksek ısı değişimlerine maruz kalır. Çamurluk davlumbazının kırılması, sadece kopan bir plastik parçası kaybı değil, aynı zamanda motor bölmesine su, tuz ve yol pisliğinin kontrolsüzce girmesine neden olan bir zafiyettir.
Davlumbazın kırılmasının altında yatan en temel neden, malzemenin zamanla yaşadığı sertleşme ve gevrekleşme sürecidir. Opel’in tasarımında kullandığı termoplastik alaşımlar, başlangıçta esnek bir yapıya sahip olsa da, yıllar içerisinde maruz kaldığı yoğun UV ışınları ve motor bölmesinden gelen yüksek ısı, bu plastiğin moleküler yapısını değiştirerek esnekliğini yitirmesine neden olur. Özellikle kışın donma derecesine inen hava koşullarında, tekerleğin savurduğu kar ve buz kütlelerinin bu sertleşmiş plastik yüzeye çarpması, darbe enerjisini soğurmak yerine parçanın çatlamasına veya parçalanmasına yol açar. Bir kez çatlak oluştuğunda, tekerleğin dönme etkisiyle oluşan hava türbülansı çatlağı hızla genişleterek parçanın bütünlüğünü tamamen bozar.
Bununla birlikte, davlumbazın kırılmasında montaj hataları ve eksik klips kullanımı büyük rol oynar. Davlumbaz, şasiye ve çamurluk ağzına belirli noktalardan plastik perçinler veya özel vidalarla sabitlenir. Eğer bu bağlantı noktalarından biri veya birkaçı eksikse, davlumbaz sürüş sırasında tekerlekten gelen hava akışıyla sürekli bir vibrasyon yapar. Bu kontrolsüz titreşim, parçanın sürekli olarak tekerleğe veya gövde sacına sürtmesine ve zamanla aşınarak yırtılmasına neden olur. Özellikle ön tamponun davlumbaz ile birleştiği o keskin köşelerde, bağlantı klipslerinin düşmesi sonucu davlumbazın tekerlek üzerine doğru esnemesi ve lastiğe sürtünmesi en sık karşılaşılan kopma senaryolarından biridir.
Teknik açıdan ihmal edilen bir diğer nokta ise davlumbazın içine biriken çamur ve yabancı maddelerin yarattığı ek ağırlıktır. Davlumbaz üzerindeki su tahliye kanallarının yaprak veya çamurla tıkanması, parça üzerinde devasa bir yük oluşturur. Bu birikintiler hem plastiğin ağırlaşmasına hem de sürekli ıslak kalarak korozyonu hızlandırmasına neden olur. Çamurluk sacı ile davlumbaz arasına sıkışan bu ıslak kütle, bir yandan plastiği çürütürken diğer yandan çamurluğun iç sac kısmında hızlı bir oksitlenme süreci başlatır. Uzman Kaportacı olarak, davlumbazlarınızın sağlamlığını korumak için, periyodik bakımlarda bu bölgenin basınçlı suyla temizlenmesini, gevşeyen klipslerin zamanında yenilenmesini ve bir kırık oluştuğunda parçanın orijinal OEM formunda ve tüm bağlantı noktalarıyla tam entegre bir şekilde yenilenmesini öneriyoruz; çünkü eksik veya kırık bir davlumbaz, sadece estetik bir kayıp değil, motor bölmesindeki hassas elektronik tesisatın ve far grubunun doğrudan dış etkenlere savunmasız kalması demektir.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.